Skip to main content
Polat village, Malatya area

Total population of Malatya before the earthquakes was 812 thousand. 363 thousand people now live in tent cities, and around 29 thousand in containers. Earthquakes damaged 46 thousand buildings. MSF, through the local NGOs we support in Türkiye, provided mental health and psychosocial support, and distributed non food items - including hygiene kits - in rural areas of Malatya, including the Polat village, that was almost completely destroyed. We were almost the only actor to immediately respond to the needs. According to OCHA, 1,200 people have lost their lives in Malatya area, and 6,5 thousand were injured. As of the end of April, 330 thousand people had to move to other provinces, 25 thousand are refugees, and some 363 thousand people live in tent cities. Five out of six people were displaced due to the earthquakes in Malatya area.
Malatya, Polat köyünden bir görüntü. Malatya bölgesinde meydana gelen depremler nedeniyle altı kişiden beşi yerinden oldu. Türkiye, Mayıs 2023.
© Stefan Pejovic/MSF

Hijyen, Su ve Ferah bir Nefes: Sınır Tanımayan Doktorlar’ın Depremler Ardından Türkiye’de Verdiği Destek

Malatya, Polat köyünden bir görüntü. Malatya bölgesinde meydana gelen depremler nedeniyle altı kişiden beşi yerinden oldu. Türkiye, Mayıs 2023.
© Stefan Pejovic/MSF
Ebola disease in DRC: find out how we're responding
Learn more

6 Şubat'ta Türkiye'nin güneydoğusunu etkileyen Richter ölçeğine göre 7,8 ve 7,5 büyüklüğündeki yıkıcı depremler, insanların zihinlerinde derin yaralar açtı ve depremzedeler arasında büyük korku yaydı. 51.000'den fazla kişi hayatını kaybetti, 210.000 bina yıkıldı. Depremler ve takip eden artçı sarsıntılar sonucu 890.000 bina ağır veya orta düzeyde hasar gördü.

Hatay’ın Antakya ilçesine bağlı Sofular Mahallesinin Muhtarı Ali Bey, “İlk günler karanlık günlerdi. Gerçekten insanlarımız perişandı ve açtı. Soğuktu... Durum vahimdi. Kimse ne yapacağını bilmiyordu. Akrabalarımız, komşularımız, oğullarımız, kızlarımız neredeydi? Hiç kimse bilmiyordu” diyerek deneyimini aktarıyor. 

"Depremlerden sonra kendimize gelmekte zorlandık. Aslında hala artçı sarsıntılarla mücadele ediyoruz. Odamızda bile tek başımıza kalamıyoruz. Birbirimize destek olmak için birçok kişiyle beraber kalıyoruz" diyor meşhur Nemrut Dağı’na ev sahipliği yapan ancak depremlerden sonra harabeye dönmüş bir şehir olan Adıyaman'da yaşayan özel ihtiyaç sahibi Birgül. Birgül'ün teyzesi Sevda ise, "Her şey gibi insanlar da hem maddi hem de duygusal olarak yıkıldı" yorumunu ekliyor.

Hatay tent settlement 

Around 900,000 people live in informal settlements, with 200,000 in tent cities. MSF, through the local NGOs we support in Türkiye provided water and sanitation services (WASH) to several camps in sub urban areas of Hatay, including the Sofular neighborhood, Antakya, where we were the only organisation providing water and sanitation services, also offering non-food items distribution and psychosocial support to the affected people.
Hatay çadır yerleşiminden bir görüntü. Yaklaşık 900.000 kişi kayıt dışı yerleşimlerde, 200.000 kişi ise çadır kentlerde yaşıyor. Yerel STK'lar aracılığıyla, Antakya'nın Sofular mahallesi de dahil olmak üzere Hatay'ın çeşitli bölgelerindeki birçok kampa su ve sanitasyon hizmetleri sağladık. Türkiye, Mayıs 2023.
Stefan Pejovic/MSF

Sınır Tanımayan Doktorlar’ın desteklediği ekipler, depremlerin ilk günü müdahalesine başladı

Birgül ve Sevda, depremlerden doğrudan etkilenen yaklaşık 9,1 milyon kişiden sadece ikisi. 5,2 milyon kişi hala insani yardıma ihtiyaç duymakta. Yardımların ilk aşaması tamamlansa da, özellikle ruh sağlığı ve psikososyal destek, su ve sanitasyon hizmetleri, hijyen ve diğer gıda dışı malzemelerin temini gibi daha uzun vadeli ihtiyaçların karşılanması gerekmekte. Depremden sağ kurtulan ve Hatay'da yaşayan Muhammad, "Çocuklar için okul ve eğitim, deterjanlar, hijyen için su, ek banyolar ve su tankları. İhtiyacımız olan bunlar” sözleriyle durumu özetliyor. 

Sınır Tanımayan Doktorlar/Médecins Sans Frontières (MSF), ilk günden itibaren Türk sivil toplum kuruluşlarına finansal ve teknik destek olarak, depremzedelerin ruh sağlığı ve psikososyal destek ihtiyaçlarına yanıt verirken Nisan ayı sonuna kadar depremlerden etkilenen nüfus için 61 su tankı, 312 tuvalet, 160 duşun teminini ve kurulumunu gerçekleştirdi. Bunun yanı sıra 2,5 milyon metreküpten fazla içme suyu, 96,6 ton meyve ve sebze, 390 500 öğün yemek, 53,1 ton odun, 38 154 hijyen seti, 321 çadır, 31 konteyner ve diğer malzemeleri ihtiyaç sahipleriyle buluşturdu.

Dünyanın en büyük kayısı bahçelerine ev sahipliği yapan Malatya'nın Polat köyünde evi çöken bir başka depremzede Selahattin de şunları ekliyor: "Kendiniz de gördünüz, insanların hayatlarının ne kadar zor olduğunu, hayatta kalma mücadelesinin ne kadar zor olduğunu. Psikolojik desteğinizle insanlara yaşama tutunmalarında yardımcı oldunuz. Ayrıca çok ihtiyaç duyduğumuz hijyen malzemelerini de halkımıza getirdiniz."

Son verilere göre, üç milyon kişi evlerinden tahliye edildi ve afet bölgesinde dile getirilen ihtiyaçlar hep aynı. Depremlerden en çok etkilenen illerden biri olan Kahramanmaraş'ın Kumçatı köyünden Selahettin de “Yemek konusunda çok zorluk çekmiyoruz, ancak konteyner, duş ve tuvalet eksikliği var" diyor. 

Odamızda bile tek başımıza kalamıyoruz. Birbirimize destek olmak için birçok kişiyle beraber kalıyoruz Birgül, Adıyaman'dan afetzade

Su ve sanitasyondan hastane bağışlarına: STK'lara destek veren Sınır Tanımayan Doktorlar’ın etkisi

Sınır Tanımayan Doktorlar’ın desteklediği STK ekipleri, Hatay şehir merkezinin çevresinde, düzensiz kamp yerleşimlerinde ve hasarlı evlerine yakın yerlerde barınan insanların ihtiyaçlarına zaman kaybetmeden yanıt veren ilk ekipler arasında yer aldı.

"Başlangıçta kamplara girmek, tuvalet ve duşları kurmak ve su, kanalizasyon bağlantılarını yapmak en büyük sorundu. Çünkü o esnada tedarik zinciri de bir darbe almıştı. Oysa halk sağlığı açısından ilk günlerde su ve sanitasyon altyapısını kurmak büyük önem taşır. Su yoluyla bulaşan çok sayıda hastalık olduğunu düşünecek olursanız bunun önüne geçmenin en kolay yolu, uygun bir sistem kurmaktan geçer” diyor Sınır Tanımayan Doktorlar tarafından finansal ve teknik destek sağlanan yerel STK Yardım Konvoyu'na teknik destek veren Su ve Sanitasyon Uzmanı Wayne Chang.

Ailesiyle birlikte çadırda yaşayan Hatay sakini Ferdi, akut ve uzun vadeli ihtiyaçları gözler önüne seren deneyimini şöyle aktarıyor: “Akrabalarımızın evinde duş almaktan utanıyoruz. Bilirsiniz, bizi bir, iki, üç gün ağırlarlar ve dördüncü gün 'lütfen artık evimize gelmeyin, başka bir yere gidin' derler. Şu anda en büyük sorunlardan biri işte bu."

Kahramanmaraş Üniversite Hastanesi’ne röntgen cihazı bağışlanmasının yanı sıra, MSF tarafından desteklenen Türk STK'ları – diğer yardım kuruluşlarıyla birlikte – deprem öncesinde en son teknolojik donanıma sahip olan ancak şimdi hasarlı durumda olduğundan hizmetlerini avluda kurulan bir sahra hastanesine taşımak zorunda kalan Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesine de su pompası ve su tankları bağışladı.

Kendisi de bir depremzede olan, ilk müdahale gönüllülerinden tıp teknisyeni Selami, "Depremlerden sonraki ilk 72 saatte tuvalet ve su kaynağı bulunmadığından, bu temel ihtiyaçları karşılamak için alternatif yollar bulmak zorunda kaldık. Ancak bağışlanan mavi su tankları geldikten sonra durum önemli ölçüde iyileşti [...] ve tuvalet ve banyo ihtiyaçlarını daha rahat bir şekilde karşılayabildik" diyerek deneyimini aktarıyor.

Building the “NEFES” hub in Malatya.

MSF financed and supported local NGOs to build and establish three so-called "Nefes" centers, in Adiyaman, Malatya and Elbistan. This is a "safe haven" in central locations, open to all people, especially to women and girls. Not only psychosocial support is offered, but also activities for children, as well as washing machines and showers. Nefes centers also offer separate rooms for mothers with newborns so that they can breastfeed in peace. Nefes is a well-known word in Turkish, and it describes well what these centers should offer: the opportunity to take a deep breath while living the earthquakes' consequences.
MSF, Adıyaman, Malatya ve Elbistan'da üç "Nefes" merkezi inşa etmeleri ve kurmaları için yerel STK'ları finanse etti ve destekledi. Burası, merkezi yerlerde, başta kadın ve kız çocukları olmak üzere herkese açık bir "güvenli sığınak". Türkiye, Mayıs 2023.
Stefan Pejovic/MSF

 "NEFES" merkezleri: Herkese rahatlatıcı bir nefes  

"Meryem'in akrabaları enkaz altından kurtarıldı, daha sonra ameliyatların yapıldığı Adana'ya sevk edildiler. Bir buçuk ay sonra başka bir ameliyat geçirdiler. Şimdi, gördüğünüz gibi, bir çadırda yaşıyorlar. Klima, buzdolabı ve elektrikleri yok. Burası çok sıcak. Durum çok kötü" diyerek halini özetliyor Meryem'e bakan Hataylı Muna.

4 Mayıs itibarıyla, 650 bin hane - yaklaşık 2,6 milyon kişi – hala çadırlarda yaşarken, 157 binden fazla kişi 85 500 konteynerde konaklamakta.

Sınır Tanımayan Doktorlar, aynı bağlamda, Adıyaman, Malatya ve Kahramanmaraş'ta üç psikososyal ve yaşam merkezi olan "NEFES"i kurmak ve inşa etmek için yerel STK'lara teknik ve finansal destekte bulundu. Sınır Tanımayan Doktorlar Acil Durum Koordinatörü Marcus Bachmann " özellikle kadınlar ve kız çocukları olmak üzere herkese açık olan bu merkezler, merkezi konuşlandırılmış 'güvenli  alanlar' olarak hizmet vermekte. Burada sadece psikososyal destek sağlanmakla kalınmıyor, aynı zamanda çocuklar için etkinlikler düzenleniyor. Çamaşır makineleri kullanıma açık, duş imkânı da sunuluyor. Ayrıca, yeni doğan bebekleri olan annelerin huzur içinde emzirebilmeleri için de ayrı odalar bulunuyor" diyor. 

“Nefes” kelimesi bu merkezlerin sunduğu hizmetleri çok iyi bir şekilde tanımlıyor: depremin sonuçlarına göğüs gererken derin bir "nefes" alabilme fırsatı.

Sınır Tanımayan Doktorlar tarafından desteklenen yerel STK "İmece İnisiyatifi"nde görevli Proje Koordinatörü Hanen Çiftdoğan, Adıyaman'daki "NEFES" psikososyal ve yaşam merkezinin rolünü,  “çadırlarda ve konteynerlerde barınan kişi sayısı göz önüne alındığında, depremzedelerin kendini rahat hissedebileceği, psikososyal destek ve diğer hizmetlere erişebileceği sıcak ve güvenli bir yere ihtiyaç vardı. Psikolog ve psikiyatristlerin bireysel seanslar da yapabildiği bir alan oluşturduk" sözleriyle açıklıyor. 

"Tabii ki, [hala] psikolojik yardıma ihtiyacımız var. Canlar kaybettik. Aile üyeleri, tanıdıklar. Çok büyük bir olay yaşadık ve bu nedenle insanlar eski yaşamlarına dönmek istiyor. En azından ben, kendim için bunu istiyorum" diyerek sonlandırıyor konuşmasını Adıyaman sakini Sevda.

Sınır Tanımayan Doktorlar’ın Türkiye'deki tüm yardım faaliyetleri, İmece İnisiyatifi, Yardım Konvoyu, Maya Vakfı ve diğer yerel kuruluşlar ile yapılan finansal ve teknik destek işbirliği çerçevesinde gerçekleşmektedir. Depremlerin erken aşamasından itibaren, MSF’in desteklediği bu STK'lar Adıyaman, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis ve Malatya illerinde etkilenen nüfusa ihtiyaç duydukları yardımı ulaştırmak amacıyla aktif olarak çalışmaktadır.